* Kendi dirseginizi yalamanin imkansiz oldugunu ?
* Ördegin vakvaklamasinin yanki yapmadığını ve bunu kimsenin aciklayamadigini?
* Yaşamin boyunca uyku sirasinda yaklasik 70 bocek ve 10 orumcek yiyecegini?( Mmmmh!!:)
* İdrarın zifiri karanlikta parladigini?
* Eger cok siddetli hapsirirsan, kaburgalarindan birini kirabilecegini?
* Hapsirmayi engellemeye calisirsan,basindaki veya boynundaki damarlardan birinin yirtilabilecegini ve olebilecegini?
* Hapsirdigin sirada gozlerini acik tutmaya calisirsan, yerlerinden firlayabileceklerini?
* Domuzlarin vucut yapilarindan dolayi hicbir zaman baslarini yukari kaldirip gokyuzune bakamadiklarini?
* 1 saat sureyle kulaklikla birsey dinlemenin kulaktaki bakteri sayisini p0 arttirdigini?
* Çakmagin kibritten once bulundugunu?
* Parmak izleri gibi dil izlerinin de her insan icin benzersiz oldugunu?
* Bu yaziyi okuyan insanlarin u inden fazlasinin, dirseklerini yalamaya calisacaklarini:)
07 Mayıs 2007 Pazartesi
Komik Ama Gerçek
1. Exxon'a ait bir petrol tankeri Kanada aciklarinda battiktan sonra, iki tane deniz ayisi 80.000 dolar harcanarak temizlenmis ve buyuk bir törenle denize birakilmislar. Tam 2 dakika sonra herkesin gozleri onunde bir mavi balina deniz ayilarini yemis.
2. New York'ta yasayan bir psikoloji ogrencisi kiz bos odasini bir marangoza kiralar. Amaci onunla konusup, adamin davranislarini incelemek. Ama iki hafta sonra marangoz kizi bir balta ile parcalar.
3. Bonn'da iki gosterici, domuzlarin kesimevi'ne barbarca goturulup orada kesilmelerini protesto ederken, domuzlarin bulundugu yerin kapilari kirilir ve 2000 domuz kacisirken, iki gostericiyi ezerek oldururler.
4. Amerika'da kadinin biri evine gelir ve kocasini mutfakta titrerken gorur. Belinden su-kaynatici'ya dogru bir kablo gitmektedir. Kadin hemen kalin bir tahta parcasi bulur ve adamin koluna vurarak onu elektrik sokundan ayirmaya calisir. Adamin kolu iki yerinden kirilir. Sonradan anlasilirki, kocasi orada mutlu bir sekilde walkman dinliyordur.
5. Irakli bir terörist postaya bombali-mektup verir. Posta ucreti eksik odendigi icin mektup kendisine geri postalanir. Herseyi unutan terorist mektubu acinca parcalanarak olur.
2. New York'ta yasayan bir psikoloji ogrencisi kiz bos odasini bir marangoza kiralar. Amaci onunla konusup, adamin davranislarini incelemek. Ama iki hafta sonra marangoz kizi bir balta ile parcalar.
3. Bonn'da iki gosterici, domuzlarin kesimevi'ne barbarca goturulup orada kesilmelerini protesto ederken, domuzlarin bulundugu yerin kapilari kirilir ve 2000 domuz kacisirken, iki gostericiyi ezerek oldururler.
4. Amerika'da kadinin biri evine gelir ve kocasini mutfakta titrerken gorur. Belinden su-kaynatici'ya dogru bir kablo gitmektedir. Kadin hemen kalin bir tahta parcasi bulur ve adamin koluna vurarak onu elektrik sokundan ayirmaya calisir. Adamin kolu iki yerinden kirilir. Sonradan anlasilirki, kocasi orada mutlu bir sekilde walkman dinliyordur.
5. Irakli bir terörist postaya bombali-mektup verir. Posta ucreti eksik odendigi icin mektup kendisine geri postalanir. Herseyi unutan terorist mektubu acinca parcalanarak olur.
Dünya''nın En Gizemli 10 Nesnesi
İnsanoğlu her ne kadar uzaya çıksa da bundan binlerce yıl öncesine ait bazı nesnelerin üzerindeki esrar perdesi hala aralanamıyor. İngiliz bilim ve teknoloji dergisi Focus da son sayısında bugünün teknolojisiyle bile üretilmesi zor olan gizemli nesnelerden bazılarını tanıttı... Geleceği gören harita Coğrafya ve harita uzmanı ünlü Türk denizci Piri Reis'in 1513'te çizdiği Afrika, Amerika ve Güney Kutbu'nu gösteren harita, ortaya çıkarıldığı 1929 yılında ortalığı karıştırdı. Çünkü Güney Kutbu'nun keşfi, haritanın çizilmesinden çok sonra, yani 1818'de gerçekleşmişti. Dahası, Piri Reis'in haritası, kıtanın buz altında kalmış sahil kesimlerini de gösteriyordu. Ancak kıta üzerindeki buzlar, haritanın çizilmesinden tam 6 bin yıl önce erimişti. 2000 yıllık pil Alman arkeolog Wilhelm Konig tarafından 1938'de Irak'ın başkenti Bağdat'ın yakınlarında bulunan 2 bin yıllık pil, bilim adamlarını şaşkına düşürdü. Konig, 13 santimetre boyundaki toprak bir kabın içine monte edilmiş bir bakır silindir, onun etrafındaki demir çubuk ve testinin ağzını kapatan asfalttan oluşan bu nesneyi
ilginç bişeyler :)
- Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı.
- Bir karınca kendi ağırlığının 50 katı ağırlığı kaldırabilir
- Arılar yarım kilo bal yapabilmek için iki milyondan bitki özü toplamak zorunda.
- Hamamböcekleri 250 milyon yıldır yaşadıkları halde hiçbir değişime uğramamışlardır.
- Bir mayıs sineğinin ömrü sadece birkaç saattir.
- Kangurular geri geri yürüyemezler.
- Filler, zıplamayan tek memelidir.
- Erkek penguenler kuluçkaya yattığı 4 ay boyunca hiçbir şey yemez.
- Dünyada yaşayan 1 milyon böcek türü var, her yıl 8 bin yeni tür keşfediliyor.
- Bir pire, kendi büyüklüğünün 150 kat yüksekliğine zıplayabilir.
- 10 gramlık bir sümüklü böcek, 1 kilogramlık yükü çekebilir.
- Fare, bir deveden bile daha uzun süre susuz kalabilir.
- Yılda 100 milyon köpekbalığı, sadece yüzgeçleri için öldürülüyor.
- Bir yıl içinde bir milyon balıkçıl kuş ve 100 bin deniz memelisi ve deniz kaplumbağası, plastiklere dolanıp havasızlıktan ölmekte.
- Hastalanmayan tek hayvan köpek balıklarıdır.
- Bir çift sineğin sadece nisan-mayıs aylarında bıraktıkları yumurtaların tamamından sinek çıksaydı, dünyayı 14 metre kalınlığında bir sinek tabakası kaplardı.
- İngiltere’deki bazı kuşlar evlerin kapısına bırakılan süt şişelerinin kapağını delerek beslenmeyi öğrenmiştir.
- Bir litre motor yağı 530 bin litre içme suyunu kirletebiliyor.
- Yaban kazları 8 bin metre yüksekte uçabilir
- Yunanistan'da sakin Türk kahvesi istemeyin. Türk kahvesinin adi bu ülkede Yunan kahvesidir.
- Hindistan'da sokakta tuvaletini yapanlara tepki göstermeyin. Yasaldır.
- Kolombiya'da gece sakın kırmızı ışıkta durmayın. Soyulursunuz.
- Bahama Adalarında çiçekli etek giymek koca arıyorum anlamına gelir.
- Bikini adalarında bikini giymek yasaktır.
- Bir karınca kendi ağırlığının 50 katı ağırlığı kaldırabilir
- Arılar yarım kilo bal yapabilmek için iki milyondan bitki özü toplamak zorunda.
- Hamamböcekleri 250 milyon yıldır yaşadıkları halde hiçbir değişime uğramamışlardır.
- Bir mayıs sineğinin ömrü sadece birkaç saattir.
- Kangurular geri geri yürüyemezler.
- Filler, zıplamayan tek memelidir.
- Erkek penguenler kuluçkaya yattığı 4 ay boyunca hiçbir şey yemez.
- Dünyada yaşayan 1 milyon böcek türü var, her yıl 8 bin yeni tür keşfediliyor.
- Bir pire, kendi büyüklüğünün 150 kat yüksekliğine zıplayabilir.
- 10 gramlık bir sümüklü böcek, 1 kilogramlık yükü çekebilir.
- Fare, bir deveden bile daha uzun süre susuz kalabilir.
- Yılda 100 milyon köpekbalığı, sadece yüzgeçleri için öldürülüyor.
- Bir yıl içinde bir milyon balıkçıl kuş ve 100 bin deniz memelisi ve deniz kaplumbağası, plastiklere dolanıp havasızlıktan ölmekte.
- Hastalanmayan tek hayvan köpek balıklarıdır.
- Bir çift sineğin sadece nisan-mayıs aylarında bıraktıkları yumurtaların tamamından sinek çıksaydı, dünyayı 14 metre kalınlığında bir sinek tabakası kaplardı.
- İngiltere’deki bazı kuşlar evlerin kapısına bırakılan süt şişelerinin kapağını delerek beslenmeyi öğrenmiştir.
- Bir litre motor yağı 530 bin litre içme suyunu kirletebiliyor.
- Yaban kazları 8 bin metre yüksekte uçabilir
- Yunanistan'da sakin Türk kahvesi istemeyin. Türk kahvesinin adi bu ülkede Yunan kahvesidir.
- Hindistan'da sokakta tuvaletini yapanlara tepki göstermeyin. Yasaldır.
- Kolombiya'da gece sakın kırmızı ışıkta durmayın. Soyulursunuz.
- Bahama Adalarında çiçekli etek giymek koca arıyorum anlamına gelir.
- Bikini adalarında bikini giymek yasaktır.
27 Nisan 2007 Cuma
İnsan derisinden kitap!
İngiltere'de insan derisiyle ciltlenmiş 300 yıllık bir kitap bulundu. Kitaptaki metinlerin çoğu Fransızca. Dedektifler ürkütücü kitabın gerçek sahibini arıyor.
Leeds'teki bir ana caddede bulunan kitabın, çalındıktan sonra düşürüldüğü ya da atıldığı sanılıyor.
NAZİLER SUÇLANMIŞTI
Kitaptaki metinlerin çoğu Fransızca. Uzmanlar, insan derisiyle kitap kaplamanın 18'inci ve 19'uncu yüzyıllarda, özellikle Fransa'da ihtilal döneminde, ender de olsa kullanıldığını belirtiyor. 'Antropodermik ciltleme' adı verilen teknikle, kadavralardan alınan parçalarla bazı anatomi kitaplarının da kaplandığı biliniyor. Naziler de, soykırım kurbanlarının derilerinden kitap ciltlemekle suçlanmıştı.
West Yorkshire Polisi, kitabın 1700'lü yıllara ait, siyah mürekkeple yazılmış bir el yazması olduğunu açıkladı. Kitabın konusu henüz aydınlığa kavuşmazken, polis internet sitelerinde kitaba ait iki fotoğraf yayınlayarak sahibini ya da kitap hakkında herhangi bir bilgisi olanları aradığını duyurdu
Leeds'teki bir ana caddede bulunan kitabın, çalındıktan sonra düşürüldüğü ya da atıldığı sanılıyor.
NAZİLER SUÇLANMIŞTI
Kitaptaki metinlerin çoğu Fransızca. Uzmanlar, insan derisiyle kitap kaplamanın 18'inci ve 19'uncu yüzyıllarda, özellikle Fransa'da ihtilal döneminde, ender de olsa kullanıldığını belirtiyor. 'Antropodermik ciltleme' adı verilen teknikle, kadavralardan alınan parçalarla bazı anatomi kitaplarının da kaplandığı biliniyor. Naziler de, soykırım kurbanlarının derilerinden kitap ciltlemekle suçlanmıştı.
West Yorkshire Polisi, kitabın 1700'lü yıllara ait, siyah mürekkeple yazılmış bir el yazması olduğunu açıkladı. Kitabın konusu henüz aydınlığa kavuşmazken, polis internet sitelerinde kitaba ait iki fotoğraf yayınlayarak sahibini ya da kitap hakkında herhangi bir bilgisi olanları aradığını duyurdu
Piri Reis’in kayıp hazinesi
Piri Reis'in çizdiği haritanın 500 yıllık sırrını bir araştırmacı ile bir hattat çözdü. Haritanın çizildiği Kilitbahir Kalesi'nde hazine avı iddiaları var.
‘Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışının ardından genç Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm kurumları yenilenmekte, her yer didik didik edilmektedir. Cumhuriyetin ilânının üstünden sadece altı yıl geçmiştir. İstanbul'un Sarayburnu denilen en güzel yerinde kurulan Osmanlı Padişahları'na ait Topkapı Sarayı binaları da düzenlenmektedir. Milli Müzeler Müdürü Halil Ethem Eldem, Topkapı Sarayı'nda (Harem Dairesi'nde, bir rivayete göre de depolarda) coğrafya ilminin o zamana kadar tanımadığı bir harita bulur. Bulunan harita yüzyıllar önce çizilen bir dünya haritasıdır (1929)...’ Atatürk'ün manevi kızı Afet İnan, Piri Reis'in görenleri şaşırtan, çok hassas çizimlerinin yer aldığı dünya haritasının asırlar sonra gün yüzüne çıkışını bu sözlerle anlatır.
Amerika'yı gösteren en eski haritanın bulunduğu haberini alan Mustafa Kemal Atatürk, onu Ankara'ya getirterek bizzat kendisi inceler. Sonra haritanın çoğaltılarak üzerinde ilmî incelemeler yapılmasını emreder. Topkapı Sarayı'ndan çıkan bu harita daha sonra Afet İnan'ın da kurucuları arasında yer alacağı Türk Tarih Kurumu bilim heyetlerince tetkik edilir. İnan, Cenevre Üniversitesi'nde okurken haritayı ilk kez Batılı bilim adamlarının dikkatini çekecek şekilde tartışmaya açar.
Haritanın bir kopyası 1953'te incelenmek üzere ABD'ye gönderilir. Antik haritalar uzmanı M.I Walter ile Arlington H. Mallery'nin incelemelerinde sonuç şaşırtıcıdır. Asırlar önce ceylan derisine çizilmiş haritada 'izdüşüm yöntemi' kullanılmıştır. Bir küre üzerine konulduğunda haritanın günümüzdekilerle birebir aynı olduğu tespit edilir. Mallery'e göre çizim için havadan ölçüm yapılması gerekmektedir. Peki, 500 yıl önce kim yeryüzünü haritalamak için bir uçak kullanmış olabilir ki?
Sorunun cevabı Piri Reis'in Kitab-ı Bahriye'sinde saklıdır: "Çünki bildün pusulanun halini/ Dinle hartının (harita) dahi ahvalini/ Hartıyı hem pusulayı bil sahih/ Ta Süleymanu'n-nebi itdi tashih..." Piri Reis, Der Beyan-ı Hartı başlığıyla eserinin birinci cildindeki yazılarında haritanın çizilişini anlatmaktadır. Pusuladan, Hz. Süleyman'ın haritayı düzeltip doğruladığından, hayvanların ilmiyle tasdik ettiğinden ve deniz ilminin onun emrinde olduğundan bahseder. Harita 500 yıl öncesinin bilim ve teknoloji imkânlarına sığmayacak kadar hatasızdır. Üstelik Piri Reis Amerika kıtasını görmeden çizmiş, bitki ve hayvan figürleri, rüzgâr yönlerini de içine alan detayları aktarmıştır
‘Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışının ardından genç Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm kurumları yenilenmekte, her yer didik didik edilmektedir. Cumhuriyetin ilânının üstünden sadece altı yıl geçmiştir. İstanbul'un Sarayburnu denilen en güzel yerinde kurulan Osmanlı Padişahları'na ait Topkapı Sarayı binaları da düzenlenmektedir. Milli Müzeler Müdürü Halil Ethem Eldem, Topkapı Sarayı'nda (Harem Dairesi'nde, bir rivayete göre de depolarda) coğrafya ilminin o zamana kadar tanımadığı bir harita bulur. Bulunan harita yüzyıllar önce çizilen bir dünya haritasıdır (1929)...’ Atatürk'ün manevi kızı Afet İnan, Piri Reis'in görenleri şaşırtan, çok hassas çizimlerinin yer aldığı dünya haritasının asırlar sonra gün yüzüne çıkışını bu sözlerle anlatır.
Amerika'yı gösteren en eski haritanın bulunduğu haberini alan Mustafa Kemal Atatürk, onu Ankara'ya getirterek bizzat kendisi inceler. Sonra haritanın çoğaltılarak üzerinde ilmî incelemeler yapılmasını emreder. Topkapı Sarayı'ndan çıkan bu harita daha sonra Afet İnan'ın da kurucuları arasında yer alacağı Türk Tarih Kurumu bilim heyetlerince tetkik edilir. İnan, Cenevre Üniversitesi'nde okurken haritayı ilk kez Batılı bilim adamlarının dikkatini çekecek şekilde tartışmaya açar.
Haritanın bir kopyası 1953'te incelenmek üzere ABD'ye gönderilir. Antik haritalar uzmanı M.I Walter ile Arlington H. Mallery'nin incelemelerinde sonuç şaşırtıcıdır. Asırlar önce ceylan derisine çizilmiş haritada 'izdüşüm yöntemi' kullanılmıştır. Bir küre üzerine konulduğunda haritanın günümüzdekilerle birebir aynı olduğu tespit edilir. Mallery'e göre çizim için havadan ölçüm yapılması gerekmektedir. Peki, 500 yıl önce kim yeryüzünü haritalamak için bir uçak kullanmış olabilir ki?
Sorunun cevabı Piri Reis'in Kitab-ı Bahriye'sinde saklıdır: "Çünki bildün pusulanun halini/ Dinle hartının (harita) dahi ahvalini/ Hartıyı hem pusulayı bil sahih/ Ta Süleymanu'n-nebi itdi tashih..." Piri Reis, Der Beyan-ı Hartı başlığıyla eserinin birinci cildindeki yazılarında haritanın çizilişini anlatmaktadır. Pusuladan, Hz. Süleyman'ın haritayı düzeltip doğruladığından, hayvanların ilmiyle tasdik ettiğinden ve deniz ilminin onun emrinde olduğundan bahseder. Harita 500 yıl öncesinin bilim ve teknoloji imkânlarına sığmayacak kadar hatasızdır. Üstelik Piri Reis Amerika kıtasını görmeden çizmiş, bitki ve hayvan figürleri, rüzgâr yönlerini de içine alan detayları aktarmıştır
Kuzey Kutbu'na "Nuh'un Ambarı"
Norveç hükümeti, kıyamet günü senaryolarını ciddiye alarak Kuzey Kutbu'na "Nuh'un Ambarı" inşa ediyor.
Kuzey Kutbu'nda Norveç'e ait Svalbard Takımadaları'nda bir dağın içine kurulacak ambarda insanlığı yok olma tehlikesiyle yüz yüze bırakabilecek nükleer ya da doğal felaket ihtimaline karşı binlerce bitki tohumu saklanacak.
Dün temeli atılan "Nuh'un Bitki Gemisi" olarak adlandırılan ambar, temel gıda maddeleri üretimine imkan veren bitkilerin büyük bir felaket yüzünden yok olmasını önleyecek. Ambar, tohumları gerçekten koruyabilmek amacıyla sürekli buzla kaplı toprak tabakasının altında, dağın içinde inşa edilecek, zırhlı kapılar ve bir metre kalınlığındaki beton duvarlarla kuşatılacak. Eksi 18 derecede dondurularak saklanacak tohumlar, bu sayede yüzlerce, hatta binlerce yıl bozulmadan kalabilecek. Projenin toplam maliyetinin yaklaşık olarak 2.4 milyon Euro'ya mal olacağı belirtildi.
Kuzey Kutbu'nda Norveç'e ait Svalbard Takımadaları'nda bir dağın içine kurulacak ambarda insanlığı yok olma tehlikesiyle yüz yüze bırakabilecek nükleer ya da doğal felaket ihtimaline karşı binlerce bitki tohumu saklanacak.
Dün temeli atılan "Nuh'un Bitki Gemisi" olarak adlandırılan ambar, temel gıda maddeleri üretimine imkan veren bitkilerin büyük bir felaket yüzünden yok olmasını önleyecek. Ambar, tohumları gerçekten koruyabilmek amacıyla sürekli buzla kaplı toprak tabakasının altında, dağın içinde inşa edilecek, zırhlı kapılar ve bir metre kalınlığındaki beton duvarlarla kuşatılacak. Eksi 18 derecede dondurularak saklanacak tohumlar, bu sayede yüzlerce, hatta binlerce yıl bozulmadan kalabilecek. Projenin toplam maliyetinin yaklaşık olarak 2.4 milyon Euro'ya mal olacağı belirtildi.
1 Kiiloluk nar
Balıkesir'in Bigadiç İlçesi Mahkeme Mahallesi'nde yaşayan 81 yaşındaki Hakkı Dinç'in, çocukları, torunları ve komşuları için, evinin bahçesindeki iki ağaçta yetiştirdiği narların tanesi neredeyse 1 kilo geliyor.
İki çocuk ve dokuz torun sahibi Hakkı Dinç, ilçede, en iri narı kendisinin yetiştirdiğini öne sürerken, -Ağaçlarıma çok iyi bakıyorum, onlar da bana kiloluk nar veriyor. Narları çoçuklarım, torunlarım ve komşularım için yetiştiriyorum- dedi.
İki çocuk ve dokuz torun sahibi Hakkı Dinç, ilçede, en iri narı kendisinin yetiştirdiğini öne sürerken, -Ağaçlarıma çok iyi bakıyorum, onlar da bana kiloluk nar veriyor. Narları çoçuklarım, torunlarım ve komşularım için yetiştiriyorum- dedi.
Amerikalı kadınlar eşsiz yaşıyor
Amerikan Nüfus İdaresi tarafından son yayınlanan nüfus verilerine göre, 1950'de yüzde 35, 2000'de yüzde 49 olan eşsiz yaşayan kadın oranı 2005'te yüzde 51'e ulaştı.
2005 nüfus verilerine göre, evli çiftlerin azınlığa düştüğü ABD'de siyah kadınların sadece yüzde 30'unun, hispanik kadınların yüzde 49'unun, beyaz kadınların yüzde 55'inin ve Asyalı kadınların yüzde 60'ının kocasıyla yaşadığı
ortaya çıktı.
15 yaş üzerinde yaklaşık 117 milyon kadının bulunduğu ABD'de 59,9 milyon evli kadın bulunuyor. 3,1 milyon kadın yasal olarak boşanmış, 2,4 milyon kadının da eşi bir nedenle evde yaşamıyor.
Bu rakamlara göre, eşiyle yaşayan Amerikalı kadın sayısı 57,5 milyon, bekar ya da eşi evde yaşamayan kadın sayısı da 59,9 milyon.
Kadınların tersine eşiyle yaşayan Amerikalı erkek oranı ise yüzde 53 oldu.
2005 nüfus verilerine göre, evli çiftlerin azınlığa düştüğü ABD'de siyah kadınların sadece yüzde 30'unun, hispanik kadınların yüzde 49'unun, beyaz kadınların yüzde 55'inin ve Asyalı kadınların yüzde 60'ının kocasıyla yaşadığı
ortaya çıktı.
15 yaş üzerinde yaklaşık 117 milyon kadının bulunduğu ABD'de 59,9 milyon evli kadın bulunuyor. 3,1 milyon kadın yasal olarak boşanmış, 2,4 milyon kadının da eşi bir nedenle evde yaşamıyor.
Bu rakamlara göre, eşiyle yaşayan Amerikalı kadın sayısı 57,5 milyon, bekar ya da eşi evde yaşamayan kadın sayısı da 59,9 milyon.
Kadınların tersine eşiyle yaşayan Amerikalı erkek oranı ise yüzde 53 oldu.
Bebeği sallayarak uyutmayın
Annelerin bebeklerini uyutmak için gelenekler ve yanlış bilgiler sonucunda ayağında ya da salıncakta hızlı sallamasının beyinde 'bebek sallama sendromu' denilen ciddi hasara yol açarak, beyin kanamalarına neden olabildiği bildirildi.
Bursa Acıbadem Hastanesi Nöroşirürji Uzmanı Prof. Dr. Kaya Aksoy, beyin kanamasının, pek çok sebebe bağlı olarak meydana gelebileceğini söyledi. Genel olarak beyin zarları arasında, beyin içerisinde veya kafatası ile saçlı deri arasındaki kanamaların tümüne birden beyin kanamaları denildiğini ifade eden Aksoy, beyin kanamaların en fazla travmaya uğramış olgularda görüldüğünü bildirdi.
Travma sonrası cilt altında oluşan kanamaların özellikle çocuklarda çok önemli sonuçlar doğurabildiğini vurgulayan Aksoy, -Çünkü bunlar herhangi bir şekilde tedaviye ihtiyaç göstermese bile, çocuğun kan miktarı az olduğu için, cilt altıyla kafatası arasında biriken kanama çocukta kansızlığa neden olabiliyor. O yüzden bu kanamanın miktarının mutlaka saptanıp çocuğa kan takviye edilmesi gerekiyor- dedi.
BEBEK SALLAMA SENDROMU
Prof. Dr. Aksoy, bir başka kanama türünün de beynin son orta ve alt zarı arasında, su toplanması nedeniyle oluşan kanamalar olduğunu dile getirerek, şunları söyledi: -Bu durumda problem su toplanmasının içerisine ufak kan sızması şeklinde görülebiliyor. Özellikle ülkemizde annelerin bebeklerini uyutmak için gelenekler ve yanlış bilgiler sonucunda ayağında ya da bir örtü yardımıyla oluşturulan salıncakta hızlı sallaması beyinde 'bebek sallama sendromu' denilen ciddi hasara yol açabiliyor.
Bu durumlarda, beyin zarlarının yırtılması, beyinle kafatası kemikleri arasında veya beynin en son zarı arasındaki askı toplardamarları denilen bölümlerin yırtılması sonucunda kanamalar oluşabilir. Annelere çocuklarını bu şekilde sallamamalarını öneriyoruz. Sallamak çocuğun beynini sallamakla eşdeğerdir. Çocuk sallanmadan da uykuya dalacaktır.-
Bursa Acıbadem Hastanesi Nöroşirürji Uzmanı Prof. Dr. Kaya Aksoy, beyin kanamasının, pek çok sebebe bağlı olarak meydana gelebileceğini söyledi. Genel olarak beyin zarları arasında, beyin içerisinde veya kafatası ile saçlı deri arasındaki kanamaların tümüne birden beyin kanamaları denildiğini ifade eden Aksoy, beyin kanamaların en fazla travmaya uğramış olgularda görüldüğünü bildirdi.
Travma sonrası cilt altında oluşan kanamaların özellikle çocuklarda çok önemli sonuçlar doğurabildiğini vurgulayan Aksoy, -Çünkü bunlar herhangi bir şekilde tedaviye ihtiyaç göstermese bile, çocuğun kan miktarı az olduğu için, cilt altıyla kafatası arasında biriken kanama çocukta kansızlığa neden olabiliyor. O yüzden bu kanamanın miktarının mutlaka saptanıp çocuğa kan takviye edilmesi gerekiyor- dedi.
BEBEK SALLAMA SENDROMU
Prof. Dr. Aksoy, bir başka kanama türünün de beynin son orta ve alt zarı arasında, su toplanması nedeniyle oluşan kanamalar olduğunu dile getirerek, şunları söyledi: -Bu durumda problem su toplanmasının içerisine ufak kan sızması şeklinde görülebiliyor. Özellikle ülkemizde annelerin bebeklerini uyutmak için gelenekler ve yanlış bilgiler sonucunda ayağında ya da bir örtü yardımıyla oluşturulan salıncakta hızlı sallaması beyinde 'bebek sallama sendromu' denilen ciddi hasara yol açabiliyor.
Bu durumlarda, beyin zarlarının yırtılması, beyinle kafatası kemikleri arasında veya beynin en son zarı arasındaki askı toplardamarları denilen bölümlerin yırtılması sonucunda kanamalar oluşabilir. Annelere çocuklarını bu şekilde sallamamalarını öneriyoruz. Sallamak çocuğun beynini sallamakla eşdeğerdir. Çocuk sallanmadan da uykuya dalacaktır.-
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)